Çok
Sanırım geçen günkü gazete haberlerinden sonra buraya bişeyler yazmam,ya da kopyalamamın bir mahsuru yoktur. Evetttt, o adamın sırtındaki sarhoş kadın bendim! ama Ece yine de benikurtarıcı bir hareket yapmış..sanki benim için yazmış :) Seni seviyorum Ece Temelkuran!
"Alice Harikalar Diyarında"
filmini izliyordum geçen gece. "Hatter" (Şapkacı) karakteri, çocukken daha cesur ve gönlü daha zengin olan, büyümüş Alice'e şöyle diyordu:
"You were much more. You were mucher. You have lost your muchness."
(Sen çok daha fazlaydın. Sen daha çoktun. Çokluğunu kaybetmişsin!)
Hayat bizden son derece sinsi bir biçimde tek bir kişi olmamızı bekliyor, kimsenin kafası karışmasın, derdi bu hayatın. Ciddiyet ve oturaklılık, son derece sahtekâr bir biçimde ödüller vaat ediyor. Ruhunun fazla fırfırlı ve bilyeli kısımlarını tedavülden kaldırırsan saygın kişiler meclisinde bir koltuğun olabileceğini ve bu sayede hayatının kurtulacağını söylüyor durmadan. Delice şeyler söylemezsen ve anlaşılmayacak şakalar yapmazsan önün açık; böyle diyor hayat. Sakın inanma! Sakın! Yok öyle bir şey. Tamamen bir tuzak. Çünkü insan en sonunda yine kendiyle baş başa kalacak. Ve kendi kendine şaka yapamayan bir kendini kim ister! Renkli kalemleri alınıp eline bir dolmakalem verilmiş bir çocuk kadar mahzun...
"Alice Harikalar Diyarında"
filmini izliyordum geçen gece. "Hatter" (Şapkacı) karakteri, çocukken daha cesur ve gönlü daha zengin olan, büyümüş Alice'e şöyle diyordu:
"You were much more. You were mucher. You have lost your muchness."
(Sen çok daha fazlaydın. Sen daha çoktun. Çokluğunu kaybetmişsin!)
Hayat bizden son derece sinsi bir biçimde tek bir kişi olmamızı bekliyor, kimsenin kafası karışmasın, derdi bu hayatın. Ciddiyet ve oturaklılık, son derece sahtekâr bir biçimde ödüller vaat ediyor. Ruhunun fazla fırfırlı ve bilyeli kısımlarını tedavülden kaldırırsan saygın kişiler meclisinde bir koltuğun olabileceğini ve bu sayede hayatının kurtulacağını söylüyor durmadan. Delice şeyler söylemezsen ve anlaşılmayacak şakalar yapmazsan önün açık; böyle diyor hayat. Sakın inanma! Sakın! Yok öyle bir şey. Tamamen bir tuzak. Çünkü insan en sonunda yine kendiyle baş başa kalacak. Ve kendi kendine şaka yapamayan bir kendini kim ister! Renkli kalemleri alınıp eline bir dolmakalem verilmiş bir çocuk kadar mahzun...


